Okul Öncesi Çocuklarının Öğretmenleri ve Büyükanne/babaları ile İletişimleri

Pandemi günlerinde ebeveynler, özellikle başka evde yaşamakta olan aile büyükleri var ise, hem büyükler hem de çocuklar için onları bir araya getirebilecek bir yöntem olarak görüntülü konuşma uygulamalarını kullanmaktalar. Büyükler, torunlarını gördükleri için mutlu olmakta, çocuklar ise ekranda gülücükler atmakta, el sallamakta, eline tarak alıp anneannesinin saçını taramaya çalışmakta ya da oyuncaklarını göstermekteler. Diğer yandan ise okul öncesi öğretmenleri haftanın belirli gün ve saatlerinde online sınıf ve bireysel görüşmeler gerçekleştirmeye çalışıyorlar. Tüm bunlar yaşanırken anne babalar ise kendilerine şu soruyu sorup duruyor; ‘Bu uygulamanın kullanımı çocuğuma zarar veriyor olabilir mi?’ ya da ‘Gerçekten, yüz yüze etkileşim halindeki gibi mi hissediyor çocuğum?’. Aslında erken dönem (0-2 yaş) araştırmacıları bu sorulara, pandemi günlerinden çok daha önce yanıt araya başladı;  

Araştırmalara göre, yaklaşık 17 ay itibariyle çocuklar, görüntülü konuşma -canlı video uygulamaları sürecinde karşıdaki kişi- büyükanne ve/ya gerçek hayatta tanıdıkları diğer insanlar- ile etkileşim halinde olmaya başlıyorlar. 17 ay itibariyle çocuklar, ekranda gördükleri kişinin kim olduğunu biliyorlar ve bu etkileşim onlar için bir anlam ifade ediyor.

Çocuklarda bilişsel ve sosyal gelişim alanlarında çalışmalarını yürütmekte olan gelişim psikoloğu Prof Lauren J. Meyers ve ekibi  Journal Developmental Science’ da bir çalışma yayınladı. Çalışmanın adı; ‘Baby FaceTime’.

Myers, bu görüntülü sohbet etkileşimlerinin bir tür kaliteli zamanı temsil ettiğini açıkça söylese de, aynı şeyin “gerçek” görünmek için tasarlanmış video etkileşimleri için geçerli olmadığını belirtiyor. “Küçük çocukların, canlı etkileşimler ile sorulardan sonra duraklama içeren ve kaydedilen uygulamalar ve TV’deki diğer popüler çocuk programlarındakine benzer içeriklerin; önceden kaydedilmiş ‘sahte’ etkileşimler arasındaki farkı anlayabildiğine dair kanıt bulduk, ” diyor.

Bu sebeple bu yöntem ile hazırlanan çocuk programları ve/ya çizgi filmlerin ya da ebeveynin telefonunda yer alan (aileye ait önceden kaydedilmiş videoların) uzun saat kullanımı, çocuklar için zarar teşkil etmektedir.

Çocuklara görüntülü sohbetleriyle destek olmak için:

1.Çocuğunuz için gün içinde keyifli bir zamanını seçin. Görüntülü sohbet kullanmak, çocukların zaman zaman sessizce oturmaları ve ekrana odaklanmaları gerektiği anlamına gelir. Aç ya da huzursuz oldukları zamanları seçerek hayal kırıklığına uğramayın.

2.Çocuğunuzun ortama uyum sağlamasına yardımcı olun. Küçük çocuklar şahsen etkileşime girdiklerinde, iletişim ipuçlarını görüş, ses, koku ve dokunuştan alırlar. Görüntülü sohbet yalnızca görüntü ve ses içerdiğinden, çocuğunuzun bu duyulara odaklanmasına yardımcı olun. Öğretmeni, arkadaşı veya aile üyesi tarafından sorulan soruları tekrarlayın veya çocuğunuzun görebileceği ve tanımlayabileceği şeyleri gösterin.

3.Yanınızda materyaller bulundurun; hikaye kitapları, müzik aletleri, çocuğunuzun en son yaptığı resimler ya da diğer kişiyi göstermeyi planladığınız her şey… Böylece biriniz bir şeyler bulmak için uğraşırken ilgisini kaybetmez.


Küçük çocuklarla sohbet eden yetişkinler için ipuçları:

1.Kameraya bakmayı deneyin! Gözlerinizi kendi resminizde veya ekrandaki görüntülerde tutmak caziptir, ancak kameraya baktığınızda karşıdaki kişi ile gerçekten göz teması kurarsınız ve bu etkileşimli iletişim için daha etkilidir.

2.‘Nerdeymiş?’ oynayarak çok küçük çocukların dahi ilgisini üzerinizde tutmayı başarabilirsiniz; kamerayı kendinizden uzağa, sonra yüzünüze çevirin. Ya da bazen kamera geri geldiğinde bir kitap göstererek çocukları şaşırtabilir veya oyuncak, ya da konuşmak istediğiniz başka bir şey göstererek yeni bir sohbet/ilgi alanı oluşturabilirsiniz.

3.Bebeklerle ve küçük çocuklarla sohbet ederken her seferinde aynı karşılamayı ve aynı ses tonunu kullandığınızdan emin olun. Bebekler ve küçük çocuklar, o kişiyi her gördüklerinde aynı sesi duyduklarında ekranda gerçek bir kişi olduğuna emin olur ve daha rahat hissederler. Bu önemlidir, çünkü genellikle bir kişiyle tanışırken kokuya ve dokunmaya daha eğilimlidirler, bu nedenle sizi görüntülü sohbette tanımak için daha görsel ve sesli ipuçlarına ihtiyaç duyarlar.

4.Jest, mimik ve bedeninizi kullanarak iletişim kurun. Kameraya yakın olun, ancak video ortağınızın ellerinizi göremeyeceği kadar yakın olmayın. Böylece sadece ‘konuşan bir kafa’ olmaktan kurtulabilirsiniz!